Kalp krizlerinin yüzde 20’si 40 yaş altında: Gençlerde riski artıran 8 faktör ne?
Kalp krizi genellikle ileri yaşlarda görülen bir sağlık sorunu olarak düşünülse de, genç nüfus arasında da önemli bir tehdit olmaya devam ediyor. Uzmanlar, kalp krizi vakalarının yaklaşık yüzde 20’sinin artık 40 yaş altı bireylerde görüldüğüne dikkat çekiyor.
Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, "Genç yaşta görülen kalp krizlerindeki risk faktörleri, bazı yönleriyle ileri yaş grubundan farklılık gösterebiliyor" diyerek gençlerin karşı karşıya olduğu modern riskleri vurguluyor.
Peki, genç yaşta kalp sağlığını tehdit eden bu unsurlar neler ve risk nasıl azaltılabilir?
Gençlerde kalp krizi riskini artıran 8 temel faktör
Prof. Dr. Nevrez Koylan'a göre, genç nüfusta kalp krizini tetikleyen başlıca nedenler şu şekilde sıralanıyor:
1. Tütün ürünleri ve elektronik sigaralar
Sigara kullanımı, kalp hastalığı ve felç nedeniyle erken ölüm riskini içmeyenlere kıyasla yaklaşık üç kat artırıyor. Özellikle 15 yaşından önce sigaraya başlayanlar çok daha büyük tehlike altında. Benzer riskler nargile ve elektronik sigaralar için de geçerliliğini koruyor. Ancak veriler, sigaranın 40 yaşına kadar bırakılması durumunda erken ölüm riskindeki artışın yüzde 90 oranında azaltılabileceğini gösteriyor.
2. Anabolik steroid kullanımı
Kas kütlesini artırmak ve fiziksel performansı geliştirmek amacıyla kontrolsüzce başvurulan anabolik steroidler, gençlerin kalp-damar sistemi üzerinde ağır tahribat yaratıyor. Bu maddeler; tansiyon yüksekliği, kolesterol dengesinin bozulması ve damar sertliğine yol açarak kriz olasılığını doğrudan yükseltiyor.
3. Enerji içecekleri ve aşırı kafein tüketimi
Enerji içecekleri ve yüksek dozda kafein, kan basıncında ve kalp hızında ani dalgalanmalara neden olabiliyor. Özellikle yoğun egzersiz yaparken, alkol veya diğer uyarıcı maddelerle birlikte tüketildiğinde ölümcül ritim bozukluklarını tetikleyebiliyor.
4. Yasaklı ve uyarıcı madde kullanımı
2021 yılında yapılan bilimsel bir araştırma, eğlence amaçlı uyarıcı madde kullanımı ile erken yaşta damar sertliği (aterosklerotik kalp-damar hastalığı) gelişimi arasındaki güçlü bağı ortaya koydu. Bu maddeler kalp ritmini bozarak ve tansiyonu aniden fırlatarak damar sağlığını kalıcı olarak sabote ediyor.
5. Genetik yatkınlık ve aile öyküsü
Bazı bireyler, kalp hastalıklarına yatkınlık oluşturan genetik özellikleri ailelerinden miras alıyor. Özellikle ailevi hiperkolesterolemi gibi kalıtsal rahatsızlıklar, kolesterol düzeylerinin çocukluk ve gençlik dönemlerinden itibaren yüksek seyretmesine ve dolayısıyla çok erken yaşta koroner kalp hastalıklarına neden olabiliyor.
6. Erken yaşta ortaya çıkan diyabet
Diyabet, genç yaşta kalp krizi riskini katlayan en önemli kronik hastalıklardan biri. Diyabetli gençlerde hipertansiyon ve yüksek kolesterol gibi ek risk faktörleri çok daha sık bir arada görülüyor. Yapılan son tahminler, genç nüfustaki diyabetli birey sayısının her 10 yılda yüzde 20’den fazla arttığına işaret ediyor.
7. Hipertansiyon (Yüksek tansiyon)
Fazla tuz tüketimi, obezite ve hareketsiz yaşam tarzı nedeniyle yüksek tansiyon artık gençlerde de yaygın bir sağlık sorunu. Araştırmalar, günümüzde her 7 gençten birinde hipertansiyon görüldüğünü ortaya koyuyor. Kontrol altına alınmayan tansiyon, damar yapısını bozarak felç ve kalp krizine zemin hazırlıyor.
8. Aşırı kilo ve obezite
Hareketsiz yaşamın bir getirisi olan aşırı kilo ve obezite; yüksek tansiyon, diyabet ve kolesterol yüksekliğini tetikleyerek kalp-damar sistemi üzerindeki yükü artırıyor. Bilimsel çalışmalar, fazla kilolu gençlerin normal kilodaki akranlarına göre belirgin derecede daha yüksek kriz riski taşıdığını kanıtlıyor.
Risk nasıl azaltılabilir?
Prof. Dr. Nevrez Koylan, genç yaşta kalp krizlerini önlemenin temel yolunun erken teşhis ve yaşam tarzı değişiklikleri olduğunu belirtiyor. Kalp sağlığını korumak için hayati önem taşıyan adımlar ise şöyle özetleniyor:
Düzenli sağlık kontrolleri: Genç yaşlardan itibaren düzenli kontrol yaptırmak ve ailedeki kalp hastalığı geçmişini bilmek kritik önemdedir.
Aktif yaşam ve uyku: Fiziksel olarak aktif bir yaşam sürmek, kaliteli bir uyku düzenine sahip olmak ve stresi yönetebilmek şarttır.
Beslenme ve zararlı maddelerden uzak durma: Dengeli beslenmek, sağlıklı vücut ağırlığını korumak; elektronik sigara dahil tüm tütün ürünlerinden, enerji içeceklerinden ve zararlı maddelerden tamamen uzak durmak kalbi korumanın en temel formülüdür.








