Ayasofya’da Tarihi Dönüşüm: Doğu Yarım Kubbe İçin Restorasyon Vakti

Ayasofya’da Tarihi Dönüşüm: Doğu Yarım Kubbe İçin Restorasyon Vakti

Ayasofya’da Tarihi Dönüşüm: Doğu Yarım Kubbe İçin Restorasyon Vakti

Ayasofya’da Tarihi Restorasyonda Yeni Aşama: Doğu Yarım Kubbe İçin Güçlendirme Çalışmaları Başlıyor

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde sürdürülen Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı restorasyon projesinde ana kubbenin ardından doğu yarım kubbe için de düğmeye basıldı. Statik analizler sonucunda güçlendirme ihtiyacı belirlenen bölgeye çelik platform kurulurken, ibadet ve ziyaret akışı geçici düzenlemelerle kesintisiz devam edecek.

Dünya kültür mirasının en önemli anıtları arasında yer alan Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin korunarak gelecek nesillere aktarılması amacıyla yürütülen restorasyon, konservasyon ve güçlendirme çalışmaları titizlikle ilerliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Bilim Heyeti ile Koruma Kurulunun denetiminde yürütülen projede, ana kubbedeki çalışmalar planlandığı gibi sürerken, yeni bir safha olan doğu yarım kubbe süreci başlatıldı.

Uzmanlar tarafından gerçekleştirilen modelleme ve statik analizler neticesinde, doğu yarım kubbede yapısal güçlendirme yapılması gerektiği tespit edildi. Bu kapsamda, yarım kubbenin iç yüzeyindeki mozaik ve kalem işi bezemeler konservasyona alınırken, mihrap duvarındaki mermer yüzeyler de onarım ve temizlik sürecinden geçecek.

Çalışmaların Güvenliği İçin Çelik Platform Kuruluyor

Doğu yarım kubbedeki restorasyon ve konservasyon faaliyetlerinin güvenli ve kontrollü bir şekilde yürütülebilmesi amacıyla iç yüzeye erişim sağlayacak çelik çalışma platformunun kurulumuna başlanıyor. Yapının iç mekanındaki görsel bütünlüğü korumak adına çalışma alanının etrafına özel baskılı brandalar çekilecek.

Tarihi dokunun korunması için atılacak diğer adımlar ise şöyle sıralandı:

Özgün mihrap ve minber fiziki koruma sistemleriyle güvence altına alınacak; ibadetin aksamaması için geçici mihrap ve minber yerleştirilecek.

Platform imalatı gerektiren sınırlı noktalardaki ahşap seki ve mermer döşemeler, uzman restoratörlerin gözetiminde kısmi olarak sökülecek.

Özgün mermer döşemelerin aşınma ve yükten korunması amacıyla çok katmanlı yükseltilmiş döşeme sistemi oluşturulacak.

Çalışma öncesinde zemin yükleme ve titreşim testleri yapılarak uygulamanın güvenliği bilimsel verilerle teyit edilecek.

Çelik platformun tamamlanmasının ardından kurulacak ek iskele sistemleriyle mozaiklerin belgelenmesi, mermer yüzeylerin onarımı ve taşıyıcı sistemlerin güçlendirilmesi aşamalarına geçilecek. Bu süreçte ibadet ve ziyaret akışı, oluşturulacak geçici düzenlemelerle birlikte sürdürülmeye devam edecek.

Bakan Ersoy: “Her Adımı Bilimsel Hassasiyetle Atıyoruz”

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Ayasofya’daki çalışmaların takvime uygun şekilde ilerlediğini vurguladı.

Bakan Ersoy açıklamasında, "Mozaik, kalem işi ve mermer yüzeylerdeki konservasyon ile yapısal güçlendirme uygulamalarının güvenle yürütülebilmesi için doğu yarım kubbeye erişim sağlayacak çelik çalışma platformunun kurulumuna başlıyoruz. Bilim Heyetimiz ve Koruma Kurulumuzun denetiminde ilerleyecek çalışmalar boyunca ibadet ve ziyaret akışı da gerekli geçici düzenlemelerle devam edecek. Her adımı bilimsel hassasiyetle atıyor, dünya kültür mirasının bu eşsiz eserini özgün dokusuyla koruyoruz" ifadelerini kullandı.

Bilim Heyetinden Değerlendirmeler: “Klasik Osmanlı Dönemi Katmanları Araştırılacak”

Ayasofya Bilim Heyeti üyeleri de yürütülen projenin tarihi ve teknik önemine dikkat çekti:

İnşaat Mühendisi Doç. Dr. Mehmet Selim Ökten: Yapılan sayısal modellemeler ve analizler sonucunda ana kubbenin yarım kubbelerle birlikte güçlendirilmesine gerek görüldüğünü, bu müdahalelerin güvenli şekilde yapılabilmesi için iskele ve membran kaplamalı koruyucu kubbe sistemlerinin planlandığını belirtti.

Sanat Tarihçisi Prof. Dr. Asnü Bilban Yalçın: Ayasofya’nın 1500 yıllık tarihi boyunca deprem gibi doğal afetlere karşı hassas bir statüye sahip olduğunu belirterek, Cumhuriyet tarihinde bir ilk olan bu kapsamlı restorasyon sayesinde yapının bugüne dek bilinmeyen noktalarının da anlaşılabileceğini kaydetti.

Mimar Prof. Dr. Hasan Fırat Diker: Doğu yarım kubbe bezemeleri kapsamında yapılacak araştırmalara değinerek, 1847-1849 Fossati onarımları öncesine ait Klasik Osmanlı dönemine ait bir ayetin varlığının sorgulanacağını ve bu sayede cami görünümüne dair önemli bir katmanın yeniden envantere kazandırılabileceğini ifade etti.

Malzeme Bilimci/Kimyager Prof. Dr. Ahmet Güleç: Ana kubbe ve çevresinde yürütülen iskele sisteminin mozaikleri ve göbek yazısını koruduğunu, ayrıca kaldırılacak kurşun örtü altından alınacak harç ve sıva örnekleriyle doğru koruma malzemelerinin tespit edileceğini vurguladı.

Mimar Prof. Dr. Can Şakir Binan: Ayasofya’daki koruma çalışmalarının temel amacının yapıyı belirli bir döneme geri döndürmek değil; mozaiklerden kalem işlerine kadar farklı tarihi katmanlarını özgünlüğüyle koruyarak geleceğe taşımak olduğunun altını çizdi.

Önceki Haber Tüketim Çağında Saklı Kalanlar
Benzer Haberler