TarımGES: Toprakta Gıda, Panelde Enerji Dönemi

Türkiye’nin TarımGES’lere İhtiyacı Var: Aynı Arazide Gıda ve Enerji Üretimi İçin Yeni Dönem

Solar3GW ve ODTÜ-GÜNAM iş birliğiyle Konya Ovası’nda hayata geçirilen pilot TarımGES projesinde ilk sonuçlar yüz güldürdü. Panellerin altında yetiştirilen karabuğdayda verim yüzde 7 artarken, su tüketimi yüzde 20 azaldı.

Gıda, su ve enerji güvenliğini aynı zeminde buluşturan Tarıma Entegre Güneş Enerjisi Santralleri (TarımGES), Türkiye’nin tarımsal üretimde karşılaştığı kuraklık ve artan maliyet sorunlarına bütünleşik çözümler sunuyor. Uzmanlar, doğru planlama ve mevzuat düzenlemeleriyle Türkiye’nin büyük bir TarımGES potansiyeline sahip olduğunu belirtiyor.

Güneş enerjisi alanında faaliyet gösteren düşünce kuruluşu Solar3GW, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Güneş Enerjisi Araştırma ve Uygulama Merkezi (ODTÜ-GÜNAM) ve Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğünün (TAGEM) Konya Ovası’nda kurduğu 60 kW’lık pilot TarımGES projesinde ilk ürünler hasat edildi.

Proje kapsamında güneş panellerinin altına ekilen şeker pancarı ve karabuğdaydan ilk olarak karabuğday toplandı. Elde edilen ilk verilere göre, karabuğday üretiminde verimlilik kontrol sahasına kıyasla yüzde 7 artarken, su tüketimi yüzde 20 oranında azaldı. Bu sonuçlar, su stresi yaşayan Türkiye gibi ülkelerde TarımGES uygulamalarının su kaynaklarını korurken verimi artırabileceğini kanıtladı.

TarımGES’ler Çiftçinin Ekonomik Yükünü Hafifletiyor

Kuraklık, su kıtlığı, aşırı sıcaklıklar ve değişen yağış düzenleri tarımsal üretimi zorlaştırırken, artan sulama ve enerji maliyetleri çiftçiler üzerinde ciddi bir ekonomik baskı oluşturuyor.

Projenin uygulayıcısı ODTÜ-GÜNAM Entegre Fotovoltaik Teknolojileri Birimi Koordinatörü Doç. Dr. Talat Özden, sistemin temel amacının arazide elektrik üretmek değil, tarımı daha dirençli ve sürdürülebilir kılmak olduğunun altını çizdi. Özden, "Aynı arazi üzerinde eş zamanlı gıda ve enerji üretimi, tarımın karşı karşıya olduğu çok boyutlu sorunlara bütünleşik çözümler sunma potansiyeline sahip" dedi.

Solar3GW Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Bahadır Turhan ise TarımGES'in çiftçiye tarım gelirine ek olarak elektrik üretiminden de kazanç sağlayan bir kazan-kazan modeli olduğunu vurguladı. Turhan, çiftçilerin tarım arazilerini kaybedecekleri yönündeki endişelerinin aksine, bu sistemin olağanüstü hava koşullarında dahi ekim yapılmasına olanak tanıyarak arazileri koruduğunu ifade etti.

Türkiye İçin 190 GW’lık Dev Potansiyel

Mevcut mevzuatın tarım arazilerine GES kurulmasını yalnızca öz tüketim ve yüzde 1 sınırıyla kısıtladığına dikkat çeken Turhan, şu önerilerde bulundu:

  • Tarım arazilerindeki toplulaştırma faaliyetleri gibi TarımGES alanları da özel olarak belirlenmeli ve TarımGES YEKA’ları olarak ihale edilmeli.

  • Tarım arazilerinin sadece yüzde 1’i TarımGES YEKA olarak kullanıldığında, gelişen teknolojilerle yaklaşık 190 GW’lık bir potansiyel ortaya çıkıyor. Bu rakam, Türkiye'nin toplam GES kurulu gücünün 7 katına denk geliyor.

Yatırım 8-10 Yılda Kendini Amorti Ediyor

TarımGES yatırımlarında standart güneş santrallerine kıyasla konstrüksiyon maliyetleri nedeniyle megavat başına maliyet 400 bin dolardan 550-560 bin dolara çıkabiliyor. Ancak artan tarımsal verimlilik ve enerji üretimi sayesinde bu yatırımlar 8-10 yıl içinde kendini amorti ediyor.

Dünyada TarımGES Rüzgarı

Küresel çapta hızla yayılan TarımGES teknolojisinde öne çıkan ülkeler şöyle sıralanıyor:

  • Çin: 2022 itibarıyla 1.345 GW'ı aşkın kurulu güce sahip 1.678 projeyle ticari uygulamalarda öncü konumda.

  • İtalya: Yaklaşık 1,1 milyar euroluk teşvik programıyla 2026 sonuna kadar 1 GW yeni kapasite devreye almayı hedefliyor.

  • Japonya: 2024’te Tarım Arazisi Koruma Kanunu kapsamında açık statü tanınarak patates, çeltik, buğday ve şifalı bitkiler dahil geniş bir ürün yelpazesinde yaygınlaştırıldı.

  • Hindistan: 2040’a kadar toplam TarımGES kapasitesinin 783 GW’a ulaşabileceği öngörülüyor.

TarımGES Nasıl Çalışıyor ve Hangi Ürünler Yetiştiriliyor?

Fotovoltaik modüller tarlanın ışık ihtiyacına göre konumlandırılıyor ya da ışık geçirgenliği olan teknolojiler tercih ediliyor. Paneller bitkileri kötü hava şartlarından korurken, bitkilerin terlemesi de modülleri soğutarak elektrik üretim verimini artırıyor.

Pilot sahalarda ve dünya uygulamalarında marul, yapraklı sebzeler, domates, biber, üzüm, çilek, yaban mersini, pirinç, buğday, mısır, patates, soya fasulyesi ve yem bitkileri gibi pek çok ürün geleneksel tarım makineleriyle uyumlu şekilde yetiştirilebiliyor.